MENÜ

DUYURULAR

Sitemize Hoşgeldiniz......17 TEMMUZ 2011 TARİHİNDE YEMEĞİMİZ VARDIR.... EKSİK FOTOĞRAFLARIN SİTEMİZE EKLENEBİLMESİ İÇİN FOTOĞRAFLARINIZI DERNEK KURUCUSU KEMAL GÜNEŞ'E VEREBİLİRSİNİZ..

 

 

YASSIÖREN

 

Yassıören, Isparta İlinin Senirkent İlçesine bağlı küçük bir tarım kasabasıdır.
Eskilerin ve yabancıların Asia minör (Küçük Asya) dedikleri güzel Anadolu’muzun Akdeniz Bölgesinin göller yöresinde yer alır.
Deniz yüzeyinden ortalama 1000 m. Yükseklikteki bu platonun Popa Vadisi denilen bölümündedir. Uluborlu girişinde başlayan, Hoyran Gölü’ne kadar uzanan bu vadinin uzunluğu 30., km en geniş yeri de 10 km.dir.
Yassıören, Gelincik Dağı (2799m)-Kapı Dağı (2447m) sırasını kuzey eteklerindeki düzlükte kurulmuştur. Doğusunda Ortayazı (Güreme) köyü, güneyinde dağlar, batısında Senirkent, kuzeyinde ovalar bulunur.
Deniz yüzeyinde yüksekliği 1010 metredir (Cumhuriyet Meydanı). Nüfusu 3057’dir.
Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında geçiş yeri olduğundan iklimi de bir geçiş iklimlidir. Kara iklimi özellikleri ağır basar.
Ekonomisi tarıma dayanır.
İl merkezi Isparta’ya 80, İlçe Merkezi Senirkent’e 5 km. uzaklıktaki Yassıören’in tarihi çok eskidir. Höyük’te yapılan yüzey araştırmalarında İ.Ö. 3000 yıllarına uzanan yerleşim ve uygarlık izlerine rastlanmıştır. Demek ki Yassıören 5000 yıllık bir yerleşmedir.
Yabancılar, Yassıören’in tarihine Türklerden daha çok ilgi duymuşlardır. Yapılan araştırmaların tümü (hemen hemen) batılı tarihçi, arkeolog, gezgin ve araştırmacılara aittir.
Yassıören bir antik kentin yıkıntıları üzeride kurulmuştur.
Bu antik kent, eski ve yeni kaynaklarda Pisidia (Pisidya) olarak adlandırılan bölgededir.
Pisidia tarihte, bugünkü Isparta Burdur illeri ile Antalya ilinin kuzey-batı parçasını kapsayan bölgedir. Pisidia sözcüğü Helence’dir. Ancak kökünün eski Anadolu dillerinden, belki de Luwice veya Hititçe olduğu sanılmaktadır. Anlamı “Katranlı, reçineli, çam ormanlı ülke” demektir. Antik kent, Pisidia’nın kuzeyinde (İç Pisidia) bu günkü Popa Vadisi’nin tam ortasında bulunuyordu.
Neydi bu antik kendin adı, adını anlamı neydi?
Yassıören’in, yıkıntıları üzerinde kurulduğu bu antik kent, tarihte değişik adlarla anılmıştır: Tymandi, Timanadorum, Timanedorum, Timainidorum, Tymanadorum, Tymapodurum, TALBONDA, TYMANDOS, bunlardan bazılarıdır. Yassıören halkı arasında eski adlarının “Yassı Güme Timandos” olduğu kanısı yaygındır.
Eski kaynaklarda bu adlardan en çok tablonda ve TYMANDOS geçer.
Tablonda “Çömlekhaneli” demektir. Tymandos ise “Baba Tanrının anasına tapanların ülkesi” anlamındadır.
Tymandos ve Tablonda adları, İ.S. II. Yüzyıl yazarı Ptolemeaios’ta, Hierocles’in (İ.S. 6. yüzyıl) şehir listelerinde, piskoposluk listelerinde geçer.
Tymandos geç Roma döneminde, imparator Diokletianus zamanında kent olmuştur.
1180 yılında II. Kılıçaslan Tymandos’u Selçuklu topraklarına ve egemenliğine katmıştır. Bugünden itibaren artık adı sırasıyla Yaztü Viran Yassı Veran Yassı Viran Yassıören olmuştur. Her birinin anlamı “ Düzlükteki Ören Yeri” demektir.
Tymandos 1885’de J.R.S. STERRETT tarafından bulunmuştur.
W.M. Ramsay 1888’de Yassıören’ e gelerek Sterrett’in bulduğu yazıtı yeniden incelemiş ve kopyalamıştır.
F.V.J. Arundel, 6 Kasım 1826’da İzmir, Dinar, Uluborlu yoluyla Pisidia Antiockhia’sını (Yalvaç) incelemeye giderken eski Roma yolundan Yassıören Ovası’ndan geçmiştir. Burayı “Bağlık, bahçelik, ormanlık bir yer” olarak anlatmış, fakat buranın Tymandos olduğunu anlayamamıştı.
W.M. CALDER 1930’da ve 1950’de Apollonia (Uluborlu)’yı incelemek için geldiğinde Tymandos’u da ziyaret etmiş ve hatta Uluborlu’da kısa bir konferans vermiştir.
Fransa’nın Lyon Üniversitesi Profesörlerinden Thomas Drew – Bear Popa Vadisini ve Antiockhia’yı 1969 yılından beri gezmektedir. 1994 yılında Yassıören’e gelmiş ve bazı yazıtları görüp incelemiştir.
Profesöre Dr. Thomas Drew-Baear, bu satırların yazarı ile birlikte 200 yılı Ağustos ayında Yassıören’e yeniden gelmiş ve üç günlük gezi sırasında, Senirkent Kütüphanesi Bahçesindeki yazıtları, Topraktepe’yi, Sığırcık Tepesini, Tekkeönü’nü, Darsokak’ı Çeşmeleri, Dibekleri, İlköğretim Okulu bahçesindeki yazıtları ve Uluyol’da bahçe duvarında ve ev duvarında bulunan kabartmaları ve yazıtları incelemişlerdir. Bu gezi sırasında Sığırcık Tepesinde bir Bizans Kalesi saptanmıştır.
Bu yazıtların ve fotoğrafların değerlendirilmesi ve yayına hazırlanması çalışmaları sürdürülmektedir.
Tymandos’dan Yassıören’e ne kaldı?
Mandas Kırı, Höyük, Topraktepe, Ayazmana, Asarcık, Sığırcık Tepesi, Hmamönü… kaldı.
Yağmalardan kurtulabilen taş yapıtlar ve yazıtlar kaldı.
Kalanları korymak, toprak altında uyuyan Tymandos’u gün yüzüne çıkarmak ve gelecek kuşaklara aktarmak görevi bizlere düşüyor.
Yassıören konusu ileride monografik bir inceleme olarak yazılıp yayınlanacaktır.